Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat Yemek/Kadin
YouTube Premium'un Türkiye'deki üyelik ücretlerine zam
YouTube Premium'un Türkiye'deki üyelik ücretlerine zam
BBP’den Konya Muhtarlar Derneği’ne ziyaret
BBP’den Konya Muhtarlar Derneği’ne ziyaret
Dünya Gençler Kick Boks şampiyonundan Başkan Badem’i ziyaret
Dünya Gençler Kick Boks şampiyonundan Başkan Badem’i ziyaret
Bisvolu bisikletçiler Selçuklu belediyesi için ter dökecek
Bisvolu bisikletçiler Selçuklu belediyesi için ter dökecek
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 117,04 arttı
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 117,04 arttı
HABERLER>SAĞLIK
1 Nisan 2022 Cuma - 12:57

'Otizmin tedavisinde çocuğu anlamak öncelikli olmalı’

Her yıl 2 Nisan günü “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak anılıyor. Dünyada her 44 çocuktan birinde otizm görülüyor.

 Otizmin tedavisinde çocuğu anlamak öncelikli olmalı’

 BİLGİ Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Maçkalı, otizmin tedavisinde ilk önerilen yöntem olan özel eğitim kadar çocuğun ve ailenin alacağı psikolojik desteğin de önem taşıdığını belirterek “Çocuğa bir şey öğretmek değil, çocuğu anlamak, onun kendini ifade etmesine alan açmaya çalışmak öncelikli olmalı” dedi

Birleşmiş Milletler’in otizm konusunda farkındalık yaratmak amacıyla 2007’de ilan ettiği Dünya Otizm Farkındalık Ayı’nın bu yıl 15’incisi gerçekleşiyor. Her yıl 2 Nisan günü “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak anılıyor ve nisan ayı boyunca tüm dünyada otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulunması ve bu alanda kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yürütülüyor.

Hastalık Korunma ve Koruma Merkezi’nin verilerine göre dünyada her 44 çocuktan birinde otizm görülüyor. Dünya nüfusunun yüzde birinde ise otizm olduğu düşünülüyor. BİLGİ Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Direktörü Zeynep Maçkalı, otizmin yaygınlığında yıllar içinde bir artış yaşandığına dikkat çekerek otizmin tedavisi için ilk önerilen yöntem olan özel eğitimin yanı sıra psikolojik desteğin de önemini vurguladı.

‘Otizm her bireyde farklı seyredebilir’

Maçkalı, “Otizm, yaşıtlarıyla kıyaslandığında, etrafındaki kişilerle sosyal ilişki ve etkileşim kurma isteğinde kısıtlılığın, tekrarlayan hareketlerin gözlendiği; dil kullanımının kısıtlı veya hiç olmadığı nörogelişimsel bir bozukluktur. Tekrarları sevmek ve aynılık ihtiyacı da otizmde yaygın şekilde gözlenen durumlardır. Otistik belirtiler, en belirgin olarak ikili ilişki kurma ve sürdürme isteği ile tekrarlayan hareketlerde gözlenebilmektedir. Otizmin bir spektrum bozukluğu olduğu unutulmamalıdır. Bahsi edilen belirtiler her otizmi olan bireyde benzer şekilde görülmemektedir. Belirtilerin şiddeti ve seyri, bireyin sürekliliği işaret eden eğrinin hangi tarafına düşebileceğini işaret etmektedir” dedi.

Otizmin ilk belirtileri erken çocuklukta başlıyor

Otizmde ilk belirtilerin dilin gelişmeye başladığı dönem olan 12-18 ay arasında fark edildiğini belirten Maçkalı, “Göz ilişkisi kurmama, ismiyle çağırılınca bakmama gibi belirtiler anne-babalar tarafından erken dönemlerde fark edilebilmektedir. Otizmi olan bireylerin sosyal ipuçlarını anlamada ve bu yolla edindikleri bilgileri daha sonra kullanmakta zorluk yaşadıkları bu alanda çalışan pek çok klinisyen tarafından kabul ediliyor. Örneğin, bay-bay dendiğinde karşılık olarak el sallayarak bay-bay yapmakta zorlanmak gibi…  2-3 yaş ise otizmde ebeveynlerin en sık başvuruda bulunuldukları yaştır. Bazen bir yaşına kadar yaşıtlarıyla benzer bir gelişim gösteren bebekler, 2 yaşına doğru gelişimsel olarak gerileyebilmektedir. Örneğin tek tek kelimeler söyleyebilen bir çocuğun kullandığı kelimelerin sayısı yavaş yavaş azalabilir” dedi.

Otizmi olan çocukların büyük çoğunluğunun en baştan itibaren gelişimsel aksamalar yaşayabildiğini söyleyen Maçkalı, “2-3 yaşında göz ilişkisi kurmak ve devam ettirmek veya kucağa alınmak için kollarını açmak gibi ikili ilişki kurma isteğini belirten davranışlar gözlenmez. Bu yaşta dikkati çeken bir başka belirti ise göz ilişkisi kurma, jest ve mimikleri kullanma gibi söz dışı iletişim yollarını kullanarak başkalarının dikkatini farklı olaylara yönlendirememeleri veya buna arzu duymamalarıdır. Örneğin otistik belirtileri olan bir çocuk dikkatini çeken bir şey gördüğü zaman bunu anne-babasına da göstermek yerine kendi eline alıp, dakikalarca elinde tutup, en ince detayına kadar inceleyebilir. Araştırmalarda ayrıca otizmli çocukların bu dönemde yaşıtlarına ilgi göstermek yerine yalnız kalmayı tercih ettikleri, başka çocuklar gibi oynamadıkları, sebebi olmaksızın kendiliğinden gülebildikleri belirtilmektedir. Tabi bu gülmelerin de onlar için bir anlamı oldukları unutulmamalıdır. Bunların yanı sıra örneğin, saklambaç gibi basit kurallı oyunlara eşlik edemedikleri, hayali oyunlar kuramadıkları da gözlenmektedir.” dedi.

‘Aile de psikososyal destek almalı’

Otizmin tedavisine ilişkin önerilerini de paylaşan Maçkalı, “Otizmin psikososyal tedavisinde yaygın olarak davranışçı yöntemler kullanılmaktadır. Ancak son 10-15yıldır gelişimsel, ilişki odaklı müdahalelerden umut verici sonuçlar elde edilmektedir. Bu müdahaleler kapsamında sadece özel eğitim değil, çocuğun ve ailenin; özellikle de annenin psikolojik olarak desteklenmesi de çok önemlidir. İlişki odaklı çalışmada, çocuğun oyun ve sanat yoluyla ilişkiye davet edilmesi amaçlanmalıdır. Bunun için ses, resim, basit müzik aletleri, çeşitli nesneler kullanılabilir.  Burada çocuğu ilişki kurması için zorlamak yerine, ilişkiye hazır olması için ihtiyaç duyduğu ortamı sunmak ve bunu tutarlı şekilde devam ettirmek önem taşımaktadır. Çocuğa bir şey öğretmek değil, çocuğu merak etmek, onu anlamaya açık olmak, çocuğun yönelimlerine izin vermek, kendini ifadesine etmesine alan açmaya çalışmak önemlidir” dedi.

Çocuğun yaşadığı zorluk kadar ailelerin de bu durumdan etkilendiğini belirten Maçkalı, “Aileye sunulacak destek kapsamında ailenin endişelerinin ciddiye alınması, gözledikleri bu tablonun ne anlama geldiğinin onlara açıklanması ve neler yapılabileceğinin, neler yapabileceklerinin ele alınması, yaşadıkları zorluklarla nasıl başa çıkabilecekleri yönünde ailenin güçlendirilmesi çok önemlidir. Ailenin çocuğun davranışlarına anlam verebilmesi, çocuğun neden öyle şeyler yaşadığını anlayabilmesine olanak tanıyacak; bu da çocuğun duygularını anlayabilmesine ve kontrol edebilmesine yardımcı olacaktır. Çocuk ve aileyle birlikte sürdürülen psikoterapötik çalışmada, ilişkide oluşan hasarlar onarıldıkça, gelişimsel aksamalar ‘normal’e yaklaşmaya başlayacak, ailenin aldığı destek sürecin hızlanmasına alan sağlayacaktır” diye konuştu.  

 
Gazilerden TFF Başkanı Özdemir'e teşekkür plaketi
 
Ali Ulvi Ülker okurlarıyla buluştu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Bahar yorgunluğu hastalık habercisi mi?
Kış mevsiminin yerini bahara bıraktığı bugünlerde doğadaki canlılığın ...
Ramazan’da mide sorunlarını önlemenin yolları
Ramazan’da öğün sayısının azalması ve öğünler arasındaki sürenin uzaması ...
Haftada bir avokado kalp krizi riskini azaltıyor
ABD’de yapılan araştırmada, haftada bir avokado yemenin kardiyovasküler ...
 
Ramazanda bağışıklığınızı desteklemeyi ihmal etmeyin
Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, bağışıklık sistemimizin zayıflamasına ...
Trafikte alerjik rinit tehlikesi
Bahar aylarında alerjik riniti olanlarda astım, sinüzit gibi hastalıklar ...
Obezite hakkında doğru sanılan 8 yanlış
İki yıldır tüm dünyayı etkisine alan yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 ...
 
Türkiye'nin yüzde 56'sı obez !
15 yaş üstü kişiler dikkat alındığında fazla kilo ve obez oranı en yüksek ...
Koronavirüs vakaları ve aşılamada son durum
Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 77 kişinin korona virüsten hayatını kaybettiğini, ...
Koronavirüs ve aşılamada son durum
Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 80 kişinin korona virüsten hayatını kaybettiğini, ...
 
YAZARLAR
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Allah tertemiz olanları sever
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (278. Bölüm)
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
İSKİLİP'TE BİR KÖŞE BAŞI DÜKKÂNI
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Ayşe Konakcı
Ayşe Konakcı
ZÜLFÜ LİVANELİ VE BEN !
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
ARŞİV
SÜPER LİG PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:54   İkindi 15:24
Güneş 07:36   Akşam 17:40
Öğle 12:48   Yatsı 19:10
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri