Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat Yemek/Kadin
YouTube Premium'un Türkiye'deki üyelik ücretlerine zam
YouTube Premium'un Türkiye'deki üyelik ücretlerine zam
BBP’den Konya Muhtarlar Derneği’ne ziyaret
BBP’den Konya Muhtarlar Derneği’ne ziyaret
Dünya Gençler Kick Boks şampiyonundan Başkan Badem’i ziyaret
Dünya Gençler Kick Boks şampiyonundan Başkan Badem’i ziyaret
Bisvolu bisikletçiler Selçuklu belediyesi için ter dökecek
Bisvolu bisikletçiler Selçuklu belediyesi için ter dökecek
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 117,04 arttı
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 117,04 arttı
HABERLER>KULTUR-SANAT
28 Mart 2022 Pazartesi - 14:25

Tarihçi Yazar Dursun Gürlek: İslâm tarihi kitap tarihidir

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin Kütüphane Haftası nedeniyle düzenlediği konferansta konuşan Tarihçi Yazar Dursun Gürlek: "İslâm tarihi kitap tarihidir" dedi

Tarihçi Yazar Dursun Gürlek: İslâm tarihi kitap tarihidir

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Kütüphane Haftası dolayısıyla bu haftaki programında, Fatih’te kendi kurduğu Millet Kütüphanesi’ne 16 bin cilt eser bağışlayan, o zamana kadar ele geçmeyen meşhur Dîvânü lug?ti’t-Türk adlı eseri bulup ilim âleminin hizmetine sunan Ali Emîrî Efendi’yi andı. İnternet üzerinden canlı yayınlanan konferansa İstanbul’dan katılan tarihçi yazar Dursun Gürlek, programın hazırlayıcısı Bekir Şahin’in, Ali Emîrî’ye dair sorularını cevapladı. Kitabın ilk insan Hazreti Adem devrinden beri var olduğunu anlatan Gürlek “İslam Tarihi demek, aynı zamanda kitap tarihi de demektir” diye konuştu.

ONU EN GÜZEL YAHYA KEMAL ANLATIR

Ali Emîrî’nin ömrü boyunca büyük gayretler göstererek, çoğu nadir ve tek nüsha olan 16 bin cilt esere sahip olduğunu ve bunları kendi kurduğu Milet Kütüphanesine bağışlayarak ilim ve kültür insanlarının hizmetine sunduğunu anlatan Gürlek konuşmasında şunları söyledi:

“Büyük insan, büyük kitap aşığı, kitabiyyat bilgini Ali Emîrî Efendiyi en iyi, şiirin diliyle anlatan Yahya Kemal’dir. “Muhtâc isen füyûzuna eslâf pendinin, Diz çök önünde şimdi Emîrî Efendi'nin…” diyor.

KİTAPLARINI VAKFEDEREK EN GÜZEL HAYRI İŞLEDİ

Ardında hayırlı eserler, çok kıymetli bir kütüphane bırakan bahtiyar insan Ali Emîrî “Bu kitapları okuyarak İbni Sina’lar, İmam-ı Gazali’ler, Mevlana’lar gibi büyük insanlar yetişsin, gençler onlardan istifade etsin. Bütün ömrümü vererek, bin bir meşakkate katlanmak suretiyle cem ettiğim bu kıymetli eserleri milletime vakfediyorum.” deyip en güzel hayrı işlemiş, inşallah amel defteri kapanmayan güzel insanlar arasına girmiştir.

EMÎRÎ İKİNCİ ÖMRÜNÜ YAŞAYAN İNSANDIR

Bendeniz Emîrî gibi insanlara “ikinci ömrünü yaşayan insanlar’ diyorum. Malum; bizim tabii bir ömrümüz var, 60,70 veya 80-90 gibi; bu kısadır ama ikinci ömür uzundur. Ali Emîrî’nin kütüphanesinden insanlar istifade ettiği sürece, amel defterine sevap yazılmaya devam ediyor. İşte Mimar Sinan Süleymaniye’yi yapmış ve 500 senedir amel defterine sevap yazılıyor, ne büyük bahtiyarlık. Emîrî’de böyle bir kimsedir.

KOLEKSİYONER DEĞİL, KİTAP AŞIĞIDIR

Ali Emîrî için koleksiyoner diyemeyiz, o kitaba âşık bir insandır. Kitabı okuyan, seven, okşayan, kitap yolunda her meşakkate katlanan bir insan olduğu için Ali Emîrî’nin bu aşkı kelimelerle tarif edilmez. O nevi şahsına münhasır bir insandır.

Eskilerin, kitaba muhabbeti olan kimselere bir takım sıfatlar izafe etmişlerdir. İşte kitap delisi demişlerdir, kitap aşığı demişlerdir. “O var ya o Ali Emîrî… mecanin-i kütüpten bir zatı şeriftir” demişler. Yani kitap delisi demişler. Böyle delilere can kurban. Zaten delilikle velilik arasında ince bir zar, ince bir perde vardır. Birinden diğerine çok kolay geçilir. Ali Emîrî hakikaten mecanini kütüpten idi. Nasıl kitap topladığına dair bilgilerimiz genişledikçe onun deliliğine hayran oluyoruz. Delilik böyle işlerde makbuldür. Kişi işinin delisi olmazsa o işte muvaffak olamaz. Ali Emîrî gibi insanların kısacık ömrülerine bu kadar kitabı sığdırmış olmaları bir lutfi ilahidir, çalışkanlıktır, gayrettir. En önemlisi de işini sevmektir.

ÜŞENMEDEN YÜZLERCE KİTABI ELİ İLE YAZDI

Maddi imkânı sınırlı olduğu için bazı kitapları satın alamasa da bizzat kendisi istinsah etmiş; yani kitabı baştan sonra kendi güzel el yazısıyla baştan sona üşenmeden yazmıştır. Bunu yapanlara da eskiden müstensih deniyordu. İstinsah ettiği 700 kadar kıymetli kitabı da millet kütüphanesine kazandırmış olmanın başarısını ve zevkini manen yaşayan bir insandır.

İŞGALCİ FRANSIZ KOMUTANI KOVMAKTAN BETER ETTİ

Ali Emîrî’nin kütüphanesi bazı iştahları da kabartmıştır. 1920’li yıllarda İstanbul’un İngiliz ve Fransızlar tarafından işgali sırasında, Fransız işgal komutanı bir gün kütüphaneye geliyor ve Ali Emîrî Efendiye ahlaksız bir teklifte bulunuyor. ‘ Kütüphaneyi Paris’e taşıyalım, sana orada her türlü imkânı sağlayalım. İstediğin kadar maaş verelim, hatta emrine Bolu’dan aşçılar dahi getirelim’ diye cazip bir teklif yapıyor. Buna karşılık Ali Emîrî “Ekselans! Biz Türkler, misafirperver bir milletiz. Şu anda benim kütüphanemde misafir olmasaydın seni elimdeki şu bastonla bir güzel döver ondan sonra da kovardım” diyor. İşgal komutanına karşı bu cesareti göstermek de kolay değil.

ALİ EMÎRÎ İHMAL EDİLDİ

Esefle etmek gerekirse, böyle bir deha hakkında şimdiye kadar çok güzel araştırmalar yapılmalıydı. Yapılmadı, ihmal edildi. Ali Emîrî Efendi Paris’te Londra’da, Amerika’da dünyaya gelseydi kanaatimce hakkında yüzlerce eser yazılır, hayatı filme alınırdı.

DÎVÂNÜ LUG?Tİ’T-TÜRK EN BÜYÜK HEDİYESİDİR

Ali Emîrî bu kütüphaneyi kurmasaydı, başka bir hizmeti olmasaydı, Kaşgarlı Mahmud’un Dîvânü Lügâti’t Türk adlı şaheserini sahafta keşfedip kültür dünyamıza kazandırması başarı olarak, zevk olarak, zafer olarak ona yeter de artar. Bin yıllık, adı var kendisi yok diye tarif edeceğimiz bu eseri sahaflar çarşısındaki keşifleri sırasında bulmuş olması takdire şayandır. Sahaf’a 30 altın karşılığında satılmak üzere yaşlı bir kadın tarafından bırakıldığını öğrenince ‘Tamam o halde’ diyor ama o kadar parası da yok. Aziz dostu, İstanbul Darülfünun edebiyat hocalarından Faik Reşat Bey oradan geçiyormuş, ondan borç alıyor. Kitabı alınca da arkasına bakmadan Çemberlitaş’taki Diyarbakır kıraathanesine gidiyor. Ziya Gökalp ve diğerleri ile sevincini paylaşıyor. Sonra Talat Paşa’nın haberi oluyor. Buluşup kitabın basılmasında

anlaşıyorlar. Emîrî ‘Kilisli muallim Rıfat Bilge tashihini yapacak’ diye şart koşuyor. Onun da bu kitapta büyük emeği vardır. Dîvânü Lügati’t Türk gibi büyük hazine Türk tefekkür dünyasına, Türk kütüphanecilik dünyasına böylece kazandırılmış oluyor.

KİTAP İNSANLIK TARİHİYLE BAŞLAMIŞTIR

Kitaplar insanları güzelleştirir. Çünkü kitabın tarihi ilk insan ve ilk peygamber Hazreti Âdem ile başlıyor. Medeniyetimizin kitap medeniyeti olduğunu Unutmayalım. Kitap ilk insanla başlamıştır. Hazreti Âdem’e suhuf yani sayfalar indirilmiştir. Ulul Azim Peygamberlere 30, 40, 50 sayfa suhuflar indirilmiştir. Demek ki İslam Tarihi kitap tarihidir. Kütüphaneler de bu medeniyetin canlı göstergeleridir.

GENÇLER EMÎRÎ’Yİ ÖRNEK ALSIN

Gençler Ali Emîrî’nin çalışkanlığını, merakını, gayretini ve kitap sevgisi örnek almalıdır. Ali Emîrî Efendi mübarek bir insandır. Kitaplar onu güzelleştirmiştir. Gençlerimiz bu güzel insanı tanısınlar. BNu vesşleyle ona medyunu şükran olduğumuzu belirtiyor, Allah’tan makam ve mekanının âli ve cennet olmasını niyaz ediyoruz. Onlar güzel insanlar kafilesine katılmış ilim ve irfan adamlarıydı.

 
Karatay'da kağıt rölyef sergisi açıldı
 
“Çiftçilerin sadece yüzde 19’u gelirinden memnun”
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Karatay'da kağıt rölyef sergisi açıldı
Karatay Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi ile İnovatif İş Kadınları ...
“Ziyafet Sofrası” oyunu tiyatro severlerle buluştu
Karatay İlçe Belediyesi ve Birlik Vakfı Konya Şubesi işbirliğiyle, Osman ...
İlçelerdeki ilkokul öğrencileri tiyatro ve bilimle buluşuyor
Konya Büyükşehir Belediyesi, “Tiyatroya Yolculuk” projesi kapsamında merkez ...
 
TYB'de Osmanlı’nın şiire ve sanata bakışı anlatıldı
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi konferansında Prof. Dr. Mustafa ...
Konya'da “Nevruz Bayramı Halk Çalgıları Konseri”
Konya Büyükşehir Belediyesi ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ...
Eğitimci yazar Şahin, Ankara Kitap Fuarı'na katılacak
Kitap kurtlarının vazgeçilmezi olan kitapların tarihçesi yüzlerce yıl ...
 
“Vali Hanım” tiyatro severlerden tam not aldı
Konya’nın kültür ve sanat hayatının gelişimine katkıda bulunan Konya Büyükşehir ...
“Bir Destandır Çanakkale” programı şiir dinletisi ile bitti
Selçuklu İlçe Belediyesi’nin düzenlediği 7 gün süren “Bir Destandır Çanakkale” ...
Sinema sektörü yerli yapımlarla hareketlendi
Pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında gelen sinemalar, normalleşme ...
 
YAZARLAR
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Allah tertemiz olanları sever
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (278. Bölüm)
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
İSKİLİP'TE BİR KÖŞE BAŞI DÜKKÂNI
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Ayşe Konakcı
Ayşe Konakcı
ZÜLFÜ LİVANELİ VE BEN !
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
ARŞİV
SÜPER LİG PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 06:03   İkindi 15:23
Güneş 07:45   Akşam 17:39
Öğle 12:52   Yatsı 19:10
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri