Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Başkentte sessizlik bozulmadı
Başkentte sessizlik bozulmadı
Trabzonspor: 4 Gaziantep:1
Trabzonspor: 4 Gaziantep:1
Ağacı kırmak istedi ancak başaramadı
Ağacı kırmak istedi ancak başaramadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Soylu: 'Yakaladık diz çöktürmeden ve tasfiye ettirmeden bırakmayız'
Soylu: 'Yakaladık diz çöktürmeden ve tasfiye ettirmeden bırakmayız'

Prof. Dr. Meryem Uysal

Çaydanlık
17 Eylül 2019 Salı

Üniversite arkadaşım Nurcan Keçiören Çekirge sokakta bir evde annesiyle birlikte kalıyordu. Aslında ailecek İzmir'de yaşıyorlardı. Babası polisti. O yıllarda henüz emekli olmamıştı. Nurcan Ankara'dan bir okul kazanınca, böyle bir çözüm bulmuşlar, baba iki oğluyla İzmir'de kalmış, anne kızıyla Ankara'ya gelmişti. Ziya amca kötülerden çok düşmana sahipti. Bu yüzden ailesini özellikle de kızını kimseye güvenemiyordu. Nurcan sınıfta genelde yalnızdı. Annesi bunu sezdiği için kendisine bir arkadaş seçmesini ister. Nurcan da benim adımı verir. Konu o sırada Ankara'da olan babaya açılır. Ziya amca bana belli etmeden 1-2 hafta beni takibe alır. Takibat olumlu sonuçlanınca, arkadaşlık isteği onaylanır. Annesi sık sık beni eve çağırmaya başlar. Anne onayını da alınca artık kadroya alınırım. Ondan sonra ise sorgusuz sualsiz her yere izin çıkıyor. Daha sonra anne İzmir 'e döner. Nurcan ile ben de aynı evde kalmaya başlarız. 

         1982 yazında staj için Samsun'a gittik. Bir alt sınıftan, yurttan tanıdığım Samsunlu bir kız var. Adını bile unuttum. Biz Leylâ diyelim. Kız misafirhanede bizi ziyarete geliyor. Yatakhanelerden birisine çay ve yemek düzeni oluşturmaya çalışıyoruz. Ege Üniversitesi'nden 4 stajyer daha var.

         Leylâ evinden bize çaydanlık getiriyor. Staj bitince götürüp geri veriyoruz. Bunun için ona bir minnet duyuyoruz ki; sormayın. Tertemiz kalpli, iyi niyet dolu kızlarız biz. Leylâ ise herkese pabucunu ters giydirebilen kurnaz bir kız. Minnet hissimizden istifade ederek sık sık evimize gelmeye başladı. Kısa süre kalacağım derken bir baktık eve yerleşmiş. Hem de ayrı bir odayı sahiplenerek. 

         Yetmedi ODTÜ 'de öğrenci olan ablası Füsun ara ara gelirken o da diğer odaya yerleşti. Evin asıl sahibi ve ben ortak yaşam alanı olan salonda kalmaya başladık. 

           Bu arada anne ve babaları da Samsun'dan gelerek bizimle yaşamaya başladılar. Gelince en az iki ay kalıyorlardı. 

           Olsun ne yapalım Leylâ bize çaydanlık getirmişti. 

           Durun daha bitmedi. O günlerde babam bana para göndermiş, ben de valizin içindeki çamaşırların arasına saklamıştım. Sonra aradım taradım para yok. Bu bir kez daha tekrarlandı. Sonunda Nurcan'a mevzuyu açtım. Utana sıkıla akşam iki kıza da söyledik.Siz misiniz söyleyen? Bağıra çağıra üste çıktılar. Neredeyse onlardan özür dileyecektik. Dönem bitene kadar da hiç bir yere gitmediler. Biz de "gidin " diyemedik. Öyle ya 

Leylâ bize çaydanlık getirmişti. 

         Füsun erkek arkadaşının Türkçe bilmeyen annesini de getirdi evimize. Teyzeye ayıp olmasın diye bir süre de onunla ilgilendik. 

         Başka bilmediğimiz neler oldu?

Onu ancak Allah bilir. Biz çok safdildik. Onlarsa fazlaca şeytani zekâya sahiptiler. Ziya amca araştırmakta çok haklıymış meğer. Ama Leylâ 'da o da yanıldı. Onu da alıp on gün boyunca bize İzmir'i gezdirmişti.

         Leylâ'nın çaydanlık dışında bir iyiliği daha var bana:

         Son sınıftaydım. Başlangıç derslerini kaçırdığım Teknik Resim dersini hâlâ verememiştim. Mezuniyet dersim olacak diye korkuyordum. 

         Leylâ vicdan yapıp insafa mı geldi?

Borcunu mu ödemek istedi? " Biraz çalışalım  " dedi 

bana. Beni yaklaşık bir hafta çalıştırdı. Hiç veremeyeceğim sandığım dersten 87 ile geçtim. 

Bu inanılmaz bir şeydi. Dersin mantığını bir türlü anlayamamıştım. Leyla'nın gayretiyle mesele hallolmuştu.

Bütün insanları Allah yaratıyor. Yarattığı her şeyin ipleri de onun elinde. 

Büyük bir terslik olmadıkça insanları dinlerim. 

Onları Allah'ın konuşturduğuna inanırım. 

Ben inandıkça, bana düşmanımdan bile iyilik gelir. 

Herkese yaratılmış gözüyle bakarsak ne kin ne nefret kalır.

                               Ama :

 

Sevdiğim bir ablamın sıkça zikrettiği bir cümlesi var :

 

              "Hepsi Hâk Etmeli fark "

 

     "Yaratılanı seveceğiz Yaradandan ötürü "

Ama Hâk ile batılı da mutlaka ayıracağız.

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Sevmek Bu Herhalde
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (140. Bölüm)
Recai Kıcıkoğlu
Recai Kıcıkoğlu
Karadağ Doğanbey- 2040 m
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
Tüketici Köşesi
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
İlim Bilim Uğruna
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:20   İkindi 15:50
Güneş 06:56   Akşam 18:15
Öğle 12:46   Yatsı 19:39
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri