Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat Yemek/Kadin
Başınızın neden ağrıdığını biliyor musunuz?
Başınızın neden ağrıdığını biliyor musunuz?
Yaz aylarında en sık görülen enfeksiyonlara dikkat
Yaz aylarında en sık görülen enfeksiyonlara dikkat
Gecikmiş konuşma, otizmin ilk belirtisi
Gecikmiş konuşma, otizmin ilk belirtisi
Hasta olma korkusu iş ve sosyal yaşamı olumsuz etkiliyor
Hasta olma korkusu iş ve sosyal yaşamı olumsuz etkiliyor
Yazılım ihracatında hedef 15 milyar dolar
Yazılım ihracatında hedef 15 milyar dolar

Mehmet Şimşek

KADINLARIMIZ (261. Bölüm)
12 Mayıs 2022 Perşembe

Muhterem, okurlarım, kadınlarımız yazı dizisinin: 261. Bölümünü, kaldığımız, yerden başlayıp; Anlatmaya, devam, ediyorum. Zamanın, erkekleri, frengi olalım yeter ki: Kadınlarımızı, Doktora, açmayalım derler. Yaralı ve yorgun, olan, İstanbul açlık ve sefaletin yanı sıra: Heyula, gibi, üzerine çöken yeni bir sorunla; İçten, içe, kaynamaktadır. Osmanlı Müslüman, kadınları, için hapis ve sürgünleri gerektiren: Suç, olan, fahişelik yoğunlaşır. 1920 Yılında, İstanbul’da, yapılan sayıma göre; Genelevlerde, kayıtlı, çalışan 2171 fahişeden: 385 İ, Müslüman, gizli fahişelik yapan bu sayının dışındadır. Kentteki, 175 genel evden, 11 adedini Müslümanlar işletmektedir. Müslüman, fahişelerin, çoğu buralarda çalışmaktadır. İstanbul’un, çeşitli, semtlerinde 20-25 otel gizli olarak; Bu, işlerle, meşgul olmaktadır. Fuhşun, çoğalması, zührevi hastalıkları arttırmıştır. İstanbul’da, 1919-1920 yıllarında, 6510 Müslüman ve Gayri Müslim kadın tedavi olmak için: Şişlide’ ki, Emraz-ı Zührevi Hastanesine, başvurmuştur. Fransız Savaş Bakanlığı, askerlerine, genelev ve benzeri yerleri ziyaret ettiklerinde; Prezervatif, kullanmalarını, tavsiye eden genelge yayınlamıştır. Dünya Harbi’nin, sonunda, frengiye, yakalanmış tedavi olmuş ve tedavi edilmeden: Terhis, edilen, askerlerden Anadolu’ya’ da taşınan bu sorun; TBMM’NİN, gündemindedir. Bolu Milletvekili Fuat Bey’in, 20 Ekim 1920 de, Meclise sunduğu: Frenginin, men ve tehdidi, sirayeti hakkında; Kanun teklifi, 05 Şubat 1920 de, yasalaşmıştır. Yasa, görüşmelerinde, kadın ve genç kızların muayeneleri konusunda: Yaşanan, tartışmalar, tutanaklara şöyle geçer; Yozgat Milletvekili Hulusi Efendi, bir kimsenin, hastalığı için: Ötekini, de, muayeneye mecbur etmek yanlıştır. Frenginin, tedavisi, için muayene ve tedavi lâzım. Hasta, olunca, şeriat buna müsaade eder. O, zaman, mahzur yoktur muayene caizdir. Çünkü zaruret vardır. Frengiye, tutulmuş, kimselerin tedavisinde taassup yoktur. Fakat şeriata, göre, avret mahallini gösterme mümkün değildir. Buna, dini, taassup denilemez. Bursa Milletvekili Emin Bey, bir, kere Sağlık Bakanlığı sosyal durumumuzu dikkate alarak; Kızlarla, evlilerin, muayenesini ayırmıştır. Mesele, uzun boylu, gürültüleri mucip olmuştur. Bu, gün, hiçbir kızın örtülü yerleri muayene edilemez. Muayene, olacak, kısım gayet sınırlıdır. Bununla, ilgili, kesin emir verilmiştir. Boynundaki, yerlere, bakılacak. Bir, de, ağzını açacak, boğazına bakılacak. Bir, de, dirseklere kadar bakılacak. Mesele, bundan, ibarettir. Niçin, bu, kadar gürültü yapıyorsunuz? Ergani Milletvekili Emin Bey, daha, ne kaldı? Bizim, orda, üç, dört Vilayetimizde kadınlar çarşıya bile çıkmaz, pazara gitmez. Bu, Ankara’da, yapılıyor bizim oralarda olmaz. Bursa Milletvekili Emin Bey Efendim! En, ziyade, itiraz olunan nokta kızlardır. Kızlarla, ilgili, bir kayıt koyarız. Kızların, yalnız, boyun ve boğazına bakılacak deriz. Niğde Milletvekili Mustafa Hilmi Efendi: Açığını, söyleyeceğim, bu gün sıhhi muayenede; İzinname, alınması, için bir kadının muayenesi anında: Genel Meclis, için, ayrılmış oda ‘da bir Doktor ismini söylemeyeceğim. Resmen, musibet, bir konu kadını muayene ediyor. Kadının, kocası, bu anda kapının önünde ağlıyordu. Sorduğumuzda, bakınız, efendi; Doktor, nasıl, muayene ediyor dedi? Baktım ki, kadının, ayakları yukarı kalkmış öyle muayene ediyor. Kahrolsun, alçak, Doktor sesleri. Her, Doktor, Meclisimizdeki Doktorlar gibi temiz kalbe sahip olsa: Hepsi, muayene, edilsin. Yalnız, halkın, seviyesi bu değildir. Doktorların, hepsinin, ahlâkı bir değildir. Bu, nedenle, Mahalle İhtiyar Heyetinin vermiş olduğu ilmühaberle yetinelim. Memleket, Halkı’nın, akıllı, namuslu olup olmadığını iyi bilirler. Bu, illetleri, hastalıkları yoktur. Mahalle İhtiyar Heyeti, işaret, vermeli böyle işareti almayanları; Hâkim, Doktora, sevk etsin. İffetli ve namusu, temiz, olan kadınlarımız muayeneye tabi olmasın. Bu, konuşmaların, arkasından Tunalı Hilmi Bey’in önerisiyle seçilen: Üç, (3) kişilik, Komisyon Meclise şöyle bir madde getirir. Evlenecek, bütün erkeklerle, evli kadınların; Mahremlerinden, birinin, yanında Doktor bulunan yerlerde: Muayeneye, tabi, tutulması mecburidir. Yalnız, kızlar, muayeneye tabi

değildir. Evlenme, raporları, her hangi bir Doktor tarafından verilebilir. Görüşmeler, tartışmalarla, devam eder. Bursa Milletvekili Emin Bey, vaktiyle, nüfus sayımı başladığı zaman memleketimizde; Bir, çok, itirazlar olmuş. Kadınların, eşkâli, yazılacak. Bilmem, ne, yazılacak? Diye, yer, yer isyanlar olmuş. Nüfus, sayım, meselesi de sona ermiş. Biz, bu, usulü tatbik etmeye başlarsak: Başlangıçta, belki, az veya çok zorluklara düşeriz. Fakat ahalimiz, bunu, anlar. Bunun, kıymetini, de takdir eder. Böylece, konu, yola girer. Eğer, böyle, yapmayacak olursak. Efendiler, sizi, temin ederim ki! Doktorlara, muayene, ettirmek istemediğimiz; Kadınlarımızı, kızlarımızı, yabancıların elinde bırakırsınız! Yozgat Milletvekili Hulusi Efendi, Redderiz, o sözü millet adına hayvan herif! Bursa Milletvekili Emin Bey, utanmaz herif, rezil herif deyince: Başkan, oturuma, ara verir. İki, Milletvekili ve gürültüye, karışanlar kınama cezası alır. Bursa Milletvekili Emin Bey, arkadaşlar, zannederim ki; Meseleyi, arz, edersem memnun kalacaksınız. Madde’nin, esası, katiyen memleketimizde uygulanamaz. Nüfus, sayımında, karısı’nın alnından vurup: Karısı, öldükten, sonra bana ne kadı? Adam, al, senin olsun diyenleri’ de biliyoruz. Göçmenlerin, teftişlerinde, en aydın bildiğim kimselerden; Elime, ayağıma, kapanarak aman bizim karılarımıza: Kolera, aşısı, yaptırmayın diye yalvaranlar çoktu. Fakat böyle, olmakla, beraber bu konunun bir maddesi düşerse: Kendi, nefsime, söylüyorum ey! Hilmi, cinayetin, en büyüğünü işlemiş olursun. Bundan, dolayı, Teşkilatı Esasiyeyle meşgul oluruz. O, konu, biraz da Âdemimerkeziyet Kanunudur. Âdemi Merkeziyet, demek, her mahallin kendine mahsus; Nizamları, kanunları, tadilleri, bulunmak demektir. Devam Edecek. Mehmet ŞİMŞEK. Art. Yazar.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (265. Bölüm)
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Çocuklarımız
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
İSKİLİP’TE PAZAR (ÇARŞAMBA) GÜNÜ
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Ayşe Konakcı
Ayşe Konakcı
ZÜLFÜ LİVANELİ VE BEN !
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
ARŞİV
SÜPER LİG PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:23   İkindi 16:59
Güneş 05:28   Akşam 20:23
Öğle 13:06   Yatsı 22:11
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri