Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Başkentte sessizlik bozulmadı
Başkentte sessizlik bozulmadı
Trabzonspor: 4 Gaziantep:1
Trabzonspor: 4 Gaziantep:1
Ağacı kırmak istedi ancak başaramadı
Ağacı kırmak istedi ancak başaramadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Soylu: 'Yakaladık diz çöktürmeden ve tasfiye ettirmeden bırakmayız'
Soylu: 'Yakaladık diz çöktürmeden ve tasfiye ettirmeden bırakmayız'

İlhan Akkurt

KAPİTALİST OLİGARKLAR VE DOLARIN HAKİMİYETİ KIRMAK-2
17 Eylül 2019 Salı

Hâlbuki eskiden devletler ve krallar kendi adına altın gümüş veya bakır para basarlardı. Parayı basma yetkisi elinde olan, basılan her paradan beylik hakkını alırdı. Günümüzde devletler bu haktan mahrum durumda, bu gelire el koyan birkaç ailedir. Kimse sormaz mı nasıl olurda özel bir kişi, bir devletin parasını basıp bu parayı devletine faizle borç verir? Akıl alacak gibi değil. Adamlar dolarla bütün dünyaya hükmetmektedirler. İşte kapitalizmin perde arkası ve aslı budur. Serbest Piyasa Ekonomisi falan palavradan ibaret. Korumacılık yapmayın, “Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” sözü tam bir yutturmacadır. Maksat devletlerin düzenleyici gücünün bir kenara itilmesi ve havadan para kazanmalarının sürmesidir.

 

Yeni iktidar olmuş bir parti seçmenine bir sürü vaatte bulunuyor. Bunları gerçekleştirmek için hükümet borçlanmakta ve IMF’nin eline düşmektedir. IMF’de her kapıyı çalışta bilinen taktiği ile  ülkede devalüasyon istemekte, doların ani yükselişinin ardından, ülkede normal giden enflasyon birden yükselmekte ve ülke ekonomisi alt üst olmaktadır. Ülkenin dış borçlarının geri ödemesi daha da zorlaşmakta ve böylece zorda kalan şirketleri oligarklar ucuza kapatmaktadırlar. Bu yıkım ülkeleri kendilerine borçlandırmanın ve ele geçirmelerinin en  büyük yoludur. Bizim gibi IMF’nin kapısına gitmeyenlere de gece yarıları dış oligarkların bankaları operasyon çekerek doları yükseltmekte ve ayni senaryo bu şekilde oynanmaktadır. Borç alan emirde almaya mahkûm olur. Kendilerini dinlemeyen ülkelere ekonomik ambargo uygulayıp,  hangi ülkeden neyi alıp neyi alamayacağına bile karışıyorlar. İşte ABD politikalarına karşı olan Venezuela’ya, Rusya’ya, İran ve Türkiye’ye çekilen dolar operasyonlarının gerçeği budur. Ne gariptir ki, oligarkların eline tam düşmüş olan ABD ile dünyaya operasyonlar çekmektedirler. Günümüzde zavallı(!) ABD kendi parası dolara sahip olmasa da bu güçlere jandarmalık yapmaktadır. Bu durumda dünya ülkeleri bu oligarkların istekleri dışında bir politika üretmeleri ve ekonomilerini bunların borçlarından kurtarmaları nasıl mümkün olacak? Bu oluşumlara karşı tedbirler düşünen BRİCS ülkeleri, kendi merkez bankalarını, kredi değerlendirme kuruluşlarını ve paralarını ne zaman oluşturabilecek. Bunlar hemen kısa bir sürede olacak gibi görünmemektedir. Avrupa, Rusya, Çin gibi ülkeler doların bir silah gibi kullanılarak ekonomilerini çökertmelerine karşılık kendi patra birimleriyle ticaretin yolunu açmaya başladılar ve ellerindeki dolar rezervlerini altınla değiştirmeye başladılar.

 

Bir ülkede serbest döviz kuru olması bu adamların işine gelmektedir. Çok zorda kalan ülkelerin yapacağı tek şey, tekrar özel kişilerin döviz hesabı açmaları özendirilmemesi, kontrollü döviz kuru ve gümrük vergilerinin arkasına sığınmaktır. Ne âlâ AB’ye girmeden bize gümrükleri sıfırlattılar. ABD işine gelmeyen ülkelere ha bire gümrük duvarı veya kota oluşturmaktadır. Hiç te öyle serbest Pazardan yana görünmemektedir. Hükümetin iki yurt dışı döviz operasyonuna şimdilik SWAP-döviz takasına yaptığı akıllıca müdahale ile saldırıyı püskürtse de ilk kur şokunun yüksek enflasyon belasına engel olamadı. Dolar operasyonu ile yüksek faize mecbur kalan bir ülke, döviz talebi yaratacak açığa tüketici kredisi vermek yerine, doğrudan vadeli satış gibi ticari mal alımına düşük faizli kredi vermesi gerekir. Piyasada talebini yani ekonomiyi canlı tutmanın tek yolu budur. Talep düşerse ekonomi durur, iş yerleri kapanır, işsizlik artar. İş yerlerinin kapanması ve İşsizlik demek ülkenin yıkımı demektir. Bu oligarkların saldırılarına karşı ekonomiyi “SOSYAL DEVLET” uygulamalarıyla korumak tek çözümdür. Herkes Çin mucizesi der durur. Çin mucizesinin aslı devlet kontrolündeki sabit kur sistemidir. Çin parası uzun yıllar 1 dolar karşısında 8 yuandı. ABD paranızın değerini yükseltin, elinizde trilyonlarca dolar var, bu kadar değerli olmamalı diye bastırdı durdu. Bu baskılara dayanamayan Çin yuanın değerini biraz yükseltti. 1 dolar 6 yuan oldu ama Çin baktı ki malları pahalandı, ihracatı düşmeye başladı, tekrar 7.5 seviyesine düşürdü. Bırakın şu ekonomist geçinen adamların aklını çelen kapitalist anlayışın öğretilmiş çaresizliklerini. Ne Güney Kore, ne Çin ne de Japonya’nın ekonomisini yükseltenler, ekonomist geçinen kişilerdir. Çoğu avukat mühendistir. Aklın yolu birdir. Adamlar boşuna “SERBEST PAZAR EKONOMİSİ” diye bağırıp durmuyor. Tam savunmasız bir Pazar.

 

Asıl ekonomik sistem SOSYAL DEVLET-DEVLET BABA’nın kontrolündeki daha insanca bir ekonomi olan ve insanlık tarihinden beri var olan PAZAR EKONOMİSİ’dir. Bu adamlar bu sistemin önüne özgürlük-serbest-liberal kelimesi koyarak devletin düzenleyici elini ekonomiden çektirerek, istedikleri gibi at oynatacakları bir sistem yaratmışlardır. Bu durum ayni kümeste tilkilerle tavukların bir arada bulunması için özgürlük istemektedir.  Nerede serbest Pazar ekonomisi. Kendi menfaatlerine çomak sokan devletler için gerekirse petrol fiyatlarını bile bir emirle düşürmektedirler. Rusya, Venezuela ve İran ekonomilerini çökertmek için yapılanları görüyoruz. Bu adamlar kendilerine kafa tutan, ülkesini ve milletinin menfaatlerini düşünen milli liderleri hiç sevmez.  Bu tür liderleri hemen diktatör ilan ederler ve maalesef ülkedeki sol-liberal çevreleri çeşitli vakıflar ve sivil toplum kuruluşlarıyla bu liderlere karşı ayaklandırmaktadırlar. Doymak bilmez bu kapitalist oligarklar, tüm insanlığın ve tarihin sonunu getirebilecek bir kaos-dünya savaşı hazırlığı için olduklarını unutmayalım. Bu sorun aslında en başta ABD halkının ve tüm insanlığın sorunudur. Bu adamlar zavallı ABD’yi kendi emelleri için tam bir jandarma olarak kullanmaktadırlar. 

 

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Sevmek Bu Herhalde
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (140. Bölüm)
Recai Kıcıkoğlu
Recai Kıcıkoğlu
Karadağ Doğanbey- 2040 m
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
Tüketici Köşesi
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
İlim Bilim Uğruna
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:20   İkindi 15:50
Güneş 06:56   Akşam 18:15
Öğle 12:46   Yatsı 19:39
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri