Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
İletişim Başkanı Altun'dan depremle ilgili 'geçmiş olsun' mesajı
İletişim Başkanı Altun'dan depremle ilgili 'geçmiş olsun' mesajı
Dünyadan Türkiye'ye destek mesajları
Dünyadan Türkiye'ye destek mesajları
EGM duyurdu! 6 hesap tespit edildi
EGM duyurdu! 6 hesap tespit edildi
Bakan Soylu'dan açıklamalar
Bakan Soylu'dan açıklamalar
Artçıların 15 gün kadar sürmesi bekleniyor
Artçıların 15 gün kadar sürmesi bekleniyor

Prof. Dr. Meryem Uysal

RESSAM AYFER POYRAZ
23 Eylül 2020 Çarşamba

1948 yılında Isparta’da doğdu. Polis olan babası Bedri Bey İbradı (Antalya)’nın Orta mahallesinden, annesi ise Beyşehir (Konya)’in Dalyan mahallesindendir. Anneannesi Eşrefoğlularından, dedesi ise Kütahya’dan Germiyanoğullarındandır. Bu yüzden anne Kübra Hanım “iki beyin torunu” diye anılmaktadır.

Ayfer ablanın kendisinden altı yaş büyük bir abisi vardır.

Çocukluğunun ilk beş yılı çok güzel geçer. Ailenin kıymetlisidir. Beş yaşında ilk ameliyatını olur ve bademcikleri alınır. İlerde on beş kez daha farklı nedenlerle ameliyat olmak zorunda kalır.

Kültürlü, açık görüşlü ve çok kibar bir insan olan babasına her kız çocuğu gibi çok düşkündür.

Ev hanımı olan annesi de Bey torunu olması hasebiyle çok iyi yetiştirilmiş; görgülü ve bilgili birisidir. Ancak bazı konularda Ayfer ablayı biraz zorlamıştır.

Abisi Makina Mühendisliğini kazanınca Ayfer abla on iki yaşındayken Konya’ya taşınırlar. Emekli olan

Babası MS hastalığına yakalanmıştır. Muhacir pazarında Tatarların yoğun olduğu kısımda bir ev tutarlar.

Ayfer abla Tatar komşularını ve ev sahiplerini hep sitayişle anar. Pek çoğu ile hala görüşür.

Kız Meslek Lisesini bitirdikten sonra Sosyal Sigortalar Kurumuna işe girer (1969) ve 23,5 yıl çalıştıktan sonra emekli olur.

1973’te babasını kaybeder. Annesi ne yapar eder Ayfer ablayı evlenmemeye ikna eder. Talip olanları atlatır. Çoğunu Ayfer ablaya söylemez bile. Teyzenin bu fikri belki de kızını yanında tutma telaşıyla ilgiliydi.

Gerçekten Ayfer abla her şeye rağmen çok hayırlı bir evlat olur ve annesine bir bebek gibi şefkatle bakar. Baklavasını bile her gün farklı tatlıcıdan alır bıkmaması için. Teyze seçicidir ve her şeyi beğenmez. Ayfer abla uzun yıllar bütün enerjisini annesini memnun etmeye adar. Son zamanlarında 3,5 yıl yatalak olan Kübra hanıma gereken bütün ihtimamı gösterir.

Tüm zorluklara rağmen annesini kaybetme üzüntüsüyle Ayfer abla majör depresyon geçirir Daha sonra bazı yakınları Ayfer abla depresyonda iken de yardım etmek yerine

kendisine başka bir hastalık atfederek aleyhine rapor almaya ve dolayısıyla vasisi olmaya niyetlenmiş ve bütün miras hakkına konmaya yeltenmişlerdir. Bunu neredeyse başaracakken

Prof. Dr. Nazmiye KAYA konuya vakıf olmuş ve rapor işini engellemiştir. Ayfer ablaya verdiği ilaç da onu üç günde iyileştirmiştir. Böylece büyük bir dram engellenmiştir. Ayfer abla Nazmiye hanıma hep dua eder. Yerinde teşhis bir hayat kurtarmıştır.

İnsana en yakınlarından bu kadar kötülük gelebileceğine inanmak zor olsa da gerçekler ne yazık ki böyle...

Bu olayların etkisi ile Ayfer abla Beyşehir’de göl kenarındaki trilyonluk arazisini

bir hayır kurumuna bağışlar.

Ayfer abla yalnız kalma korkusu ve majör depresyonun etkisiyle, arkadaşlarının da ısrarına binaen emekli bir öğretmenle evlenir. Lakin bu evliliğe 1,5 yıl ancak dayanır. Sonunda Ayfer abla eşini boşar.

Kendisi çok güzel dikiş diker. Giyim konusunda çok zevklidir. Güngörmüş bir hanım olduğu ilk bakışta anlaşılır. Görgüsü ve kültürü nedeniyle onu Uzakdoğu’daki bir prense eş olarak düşünmüşler

ancak sürekli protokol telaşı kendisini korkutmuştur.

Giyim zevkinde ressamlığından gelen renk uyumunun etkisi vardır. Konya’da iki kez sergi açmıştır. İlki 1969’da İş Bankası Salonunda liseyi bitirdiği yıl, ikincisi 1987’de Akbank Sanat Galerisinde gerçekleşmiştir. Fransa’da Paris şehrinde sergi açmak için bir fırsat elde etse de yol masraflarını devlet ödemediği için gidememiştir.

1970’li yıllarda yardım faaliyetlerine başlayan Ayfer abla, arkadaşlarından para toplayarak çocuk yuvasındaki yavrulara ayakkabı aldı. Sabahlara kadar pasta yapıp yine çocuk yuvası ve huzurevine götürürdü.

Emeklilikten sonra Kur’an öğrendi.

Aslında Ayfer abla dini eğitim yoksunluğundan önceleri dine ve başörtüsüne karşı oldukça mesafeliydi. Hatta bir arkadaşının örtüsünü 7-8 kez başından çekip atmıştır.

Bir gün dairede öğle paydosunda arkadaşının elinde İmam Gazali’nin bir kitabını görür.

Eline alıp açtığında insan ve hayvan figürlerinden bahseden kısım gelir önüne. Biraz okuyunca birden içinde bir uyanış olur. Eve gidip insan ve hayvan figürü olan 17 tablosunu kırar.

Akabinde örtünmüştür.

Namaz kılmak isteyince bazı duaları bilmediği aklına gelmiş ve onları küçük kağıtlara yazarak eline bantlamış, oradan okumak suretiyle ilk namazını kılmıştır. Duaları öğreninceye kadar namazlarını böyle ikame etmiştir.

Nerden nereye...

Şimdi Ayfer abla günün büyük kısmını namaz kılıp Kur’an okuyarak geçiriyor.

Yardım konusunda aynı heyecanla yoluna devam etmektedir. 15 kadar çocuğun sünnetini düğünleriyle beraber yaptırmıştır. Yastıklarından kıyafetlerine kadar her şeyi eliyle hazırlamıştır.

Şimdilerde de kimin bir şeye ihtiyacı olsa Ayfer abla oradadır. Herkesin derdiyle dertlenir.

Hangimiz teselliye ihtiyaç duysak koşa koşa ona gideriz.

Çok fazla sağlık problemi olsa da Ayfer abla müthiş bir yaşama sevincine sahiptir. Gezmeyi çok sever. Türkiye’de görmediği yer yok gibidir. Bir kez Hac, altı kez Umre yapmıştır. Kudüs’ten çok etkilenmiş ve herkese oraya gitmesini tavsiye etmiştir. Biz tutmasak şu pandemide bile her an her yere gitme niyetindedir.

Son çıktığı gezide Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya ve halkına hayran kalmıştır. Özellikle oradaki Peygamber ve evliya türbelerinden çok etkilenmiştir.

Büyüklerin türbelerini ziyaret en sevdiği faaliyetlerdendir.

Nalçacı’da Bulvar Sitelerindeki evi sanki bir antikacı dükkânı gibidir. Asgari 120-200 yıllık el örgüsü perdeler, kanaviçe şimöne tablaları, altın varaklı aynalar ve kendi eliyle boyadığı sehpalar koltuklar.

Her köşede rengarenk yapma güller ve cam önlerinde boydan boya çılgın gibi açan canlı çiçekler.

Ayfer abla çiçeklere öyle sevgi verir ki bazen köklerinde Arapça Allah yazısının zuhur ettiğine bizler şahidiz.

Ayfer ablanın onun değerini bilen ve yalnız bırakmayan çok seçkin arkadaşları var. Çalışma hayatından, Kutsal topraklardan ve gittiği her geziden uzun süreli vefalı arkadaşlıklar edinmiştir.

Benim onunla tanışmam ise ortak arkadaşımız olan Necmettin Erbakan Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Renan ŞEKER sayesinde olmuştur. Her ikimiz de yalnız olunca kaynaşmamız kolay olmuş ve ogün bugündür yakınlığımız devam etmiştir. Benim için bir anneden farkı yoktur.

Ayfer ablanın sevdiğine yapamayacağı fedakârlık yok gibidir. Son derece vefalı ve cömerttir. Bu yapısı çevreden hakkıyla karşılık bulmasa da O genellikle hoş görmekte ve Allah rızası için doğru olanı yapmakta devam ederek herkese sevgi ve şefkatle yaklaşmaktadır.

Allah hayırlı, sağlıklı uzun ömür versin.

Korktuğundan emin, umduğuna nail eylesin.

Bize düşen de karşımıza böyle dostlar çıkaran Rabbimize şükretmektir.

Ve hayatımıza getirdiği güzellikler için Ayfer ablaya teşekkür etmektir.

Biliriz ki kullara teşekkür etmeyen Allah’a hakkıyla şükredemez...

Sevgi ve hürmetle ellerinden öpüyoruz...

 

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Nazlı Azize Uysal 24 Eylül 2020 Perşembe  22:47

Ayfer teyzeciğimle, sevgili Renan Hocam vasıtasıyla tanışma şerefine nail oldum, su gibi bir insan, öyle ince ve düşünceli ki, Allah dostu ağzı dualı ve çok şefkatli banada ana kraliçe der, sağ olsun, Allah sağlık, sıhhat versin...

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Peygamberimiz ve çocuk
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (207. Bölüm)
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
MORFİNLİ MEHMET VE BEBUK
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Ebru Mut
Ebru Mut
TELEVİZYON
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
ARŞİV
SÜPER LİG PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:30   İkindi 15:40
Güneş 07:07   Akşam 18:01
Öğle 12:44   Yatsı 19:27
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri